27 Mayıs 2026 #çeviribilim #manipülasyonokulu #lefeve #yapayzeka #yeniden yazım #algoritmikbias

André Lefevere ve "Yeniden Yazım" Olarak Yapay Zeka Çevirisi

Manipülasyon Okulu'nun öncülerinden André Lefevere'in "Yeniden Yazım" (Rewriting) teorisini yapay zeka çağına taşıyoruz. Büyük dil modellerinin (LLM) çeviri süreçlerinde ideolojiyi, estetik normları ve teknolojik hami (patronage) ilişkilerini nasıl algoritmik olarak yeniden ürettiğini inceliyoruz.

DonbozGL @Murat BATAK ADMIN

Çeviri Asla Masum Değildir

Çeviribilim dünyasında uzun yıllar boyunca hakim olan "sadakat" ve "eşdeğerlik" kavramları, çevirmeni kaynak metnin kelimelerini erek dile görünmez bir şekilde aktaran bir "kanal" olarak konumlandırmıştı. Ancak 1980’lerde yaşanan kültürel dönüşüm (cultural turn) ve Manipülasyon Okulu'nun yükselişi, bu naif bakış açısını darmadağın etti. Okulun en önemli teorisyenlerinden André Lefevere, çevirinin hiçbir zaman tarafsız ya da masum bir dilsel aktarım olmadığını, aksine her zaman belirli güç odakları tarafından şekillendirilen bir yeniden yazım (rewriting) eylemi olduğunu savundu.

Bugün metinleri yeniden yazan aktörler artık sadece insan mütercimler değil; milyarlarca parametreli yapay zeka modelleri, yani büyük dil modelleridir (LLM). Peki, insan elinden çıkma ideolojik ve kültürel manipülasyonlar, yapay zekanın veri havuzlarında ve sinir ağlarında nasıl dijital birer kod haline dönüşüyor? Lefevere'in teorisi, modern yapay zeka çevirilerini anlamamız için bize nasıl bir ışık tutuyor?


Yeniden Yazım (Rewriting) Teorisi Nedir?

André Lefevere’e göre edebiyat ve kültür sistemi, sanıldığı gibi tamamen özgür bir yaratım alanı değildir; iki büyük mekanizma tarafından kontrol edilir ve manipüle edilir. Bunlar metnin dışındaki güç dengeleri ve metnin içindeki estetik normlardır. Çeviri de bu kontrol mekanizmalarının en güçlü araçlarından biridir. Bir metni başka bir dile çevirmek, onu erek kültürün dinamiklerine göre kaçınılmaz olarak "yeniden yazmak" demektir.

Lefevere bu kontrol sistemini üç ana kavrama ayırır:

  1. İdeoloji: Çevirmenin (veya gücü elinde bulunduranın) dünyayı, siyaseti ve toplumu okuma biçimidir. Çeviri, bu ideolojik süzgeçten geçerek erek kitleye sunulur.
  2. Poetika: Dönemin egemen estetik anlayışı, edebi tür kuralları ve "iyi edebiyat" kriterleridir. Metin, hedef dilin poetikasına uydurulur.
  3. Hami (Patronage): Çeviri eylemini finanse eden, destekleyen ya da sansürleyen kişi, kurum veya güç odaklarıdır. Din adamları, krallar, yayınevleri veya totaliter rejimler tarih boyunca birer hami olarak rol oynamıştır.

Yapay Zeka Çağında "Hami" (Patronage) Kavramı: Silikon Vadisi İktidarı

Lefevere’in teorisindeki en kritik figür şüphesiz "Hami"dir. Tarihte hamiler, çevirmenin neyi çevireceğine ve nasıl çevireceğine karar veren otoritelerdi. Yapay zeka çağında ise hamilik kurumu tamamen dijitalleşmiş ve tekelleşmiştir. Günümüzün hamileri artık krallar veya yayınevleri değil; OpenAI, Google, Meta, Microsoft ve Anthropic gibi devasa teknoloji şirketleridir.

Bu yeni dijital hamiler, yapay zeka modellerinin eğitileceği veri setlerini seçer, sunucu (GPU) maliyetlerini karşılar ve modellerin "nasıl davranması gerektiğini" belirleyen güvenlik duvarlarını inşa ederler. Bir modelin çeviri yaparken kullandığı üslup, sakındığı kelimeler veya belirli kültürel kavramlara yaklaşımı, doğrudan bu dijital hamilerin ticari, politik ve etik sınırlarıyla çizilmiştir. Dolayısıyla, yapay zeka ile yapılan her çeviri, Silikon Vadisi'nin değerler sistemine göre şekillendirilmiş algoritmik bir yeniden yazımdır.


Algoritmik İdeoloji ve Hizalama (Alignment)

Yapay zeka modelleri ham veriyi internetten toplar, ancak bu veriyi doğrudan kullanıcıya sunmazlar. Modeller, RLHF (Insan Geri Bildirimiyle Takviyeli Öğrenme) ve Hizalama (Alignment) adı verilen katı bir eğitim sürecinden geçer. Bu süreç, modele yapay bir "ideoloji" ve "dünya görüşü" yükleme aşamasıdır.

Örneğin, politik veya toplumsal olarak hassas bir kaynak metni yapay zekaya çevirtmeye çalıştığınızda, model metni kelimesi kelimesine aktarmak yerine, kendi hizalama filtrelerine uygun olarak daha politik doğrucu (politically correct), nötrleştirilmiş veya yumuşatılmış bir dil seçebilir. Model, kaynak metindeki sert ve manipülatif tonu "everterek" erek dile aktarır. İşte bu eylem, Lefevere’in bahsettiği ideolojik yeniden yazımın tam olarak kod blokları tarafından icra edilmesidir. Algoritma, hamisinin etik normlarını korumak adına metni sansürler veya yeniden kurgular.


Poetika ve Kültürel Tek tipleşme Tehlikesi

Lefevere’in ikinci vurgusu olan Poetika, yapay zekanın dil çıktılarında en çok homojenleşen (tek tipleşen) alandır. LLM'ler olasılık tabanlı çalıştıkları için, her zaman dilin "en ortalama, en kabul görmüş ve en sık kullanılan" kalıplarını seçme eğilimindedirler.

Bu durum, azınlık dillerin veya yerel diyalektlerin zengin poetik yapısını tehdit eder. İngilizce veri setleriyle domine edilmiş bir yapay zeka modeli, Türkçe veya Almanca bir edebi metni çevirirken, erek dilin köklü ve sıra dışı edebi estetiğini (poetikasını) göz ardı ederek, metni batılı, lineer ve fazlasıyla rasyonel bir gramer yapısına zorlar. Sonuçta ortaya çıkan metin dilbilgisi açısından kusursuzdur, ancak erek dilin edebi ruhundan arındırılmış, algoritmik olarak standardize edilmiş bir yeniden yazımdır.


Sonuç: Glossa ve Semantik Direniş

André Lefevere’in "Yeniden Yazım" teorisi, yapay zeka çevirilerinin sadece teknik birer başarı değil, aynı zamanda kültürel ve politik birer güç mücadelesi olduğunu görmemizi sağlar. Eğer çeviri süreçlerini tamamen küresel teknoloji devlerinin sunduğu kapalı kutu (black-box) modellere teslim edersek, kendi dilimizin ideolojisini ve poetikasını o hamilerin insafına bırakmış oluruz.

Tam olarak bu gerekçeyle, Glossa gibi bağımsız ve yerel dil platformlarının mimarisi hayati bir önem taşır. Kendi sözlük matrislerimizi, yerel kültürel bağlamlarımızı ve semantik grafiklerimizi (Semantic Graph) RAG veya yerel veri tabanı entegrasyonlarıyla bu modellere birer "kural" olarak dayatabildiğimiz ölçüde, algoritmik tek tipleşmeye karşı kendi dilsel poetikamızı koruyabiliriz. Yapay zeka metinleri yeniden yazmaya devam edecek; ancak o kalemlerin mürekkebini kendi veritabanımızla beslemek bizim elimizdedir. Metnin kontrolü, verinin kontrolündedir. Metni kendi kültürünüzle yeniden yazın.